Mayıs 13th, 2008

Biz Kaç Parayız Tuncay?

KategoriGündem Yazan Mustafa Öztürk
Elektrik,Su,Yol,Harçlık..

 kanaltürk, kanal türk, tuncay özkan

Allah seni nasıl biliyorsa öyle yapsın Tuncay Özkan.. Bir Kanal Türk kalmıştı Fetullah’ın ele geçirmediği, onu da sattın.. Kaç para ettik Tuncay Özkan söylesene? Sana gönderilen bizkackisiyiz.com üyelik mesajlarından kazandığın para yetmedi mi üstüne gittin bir de kanalı sattın?

Ya hadi sattın, kanal senin de yıllardır küfrettiğin Fetullahçılara neden sattın kanalı? Biz artık Kanal Türk’te Kalp Kulağı, 89. Boyut gibi programlar mı izleyeceğiz? Hükümete muhalefetlik yapıyor diye dağ başında bir kahvede seçim anketi yapıp, 50′de 50 işçi partisine oy bulan Ulusal Kanal’ı mı izleyeceğiz?

Biz kaç parayız Tuncay?
Ulusa Serzeniş
lerimiz Ulusa Sesleniş yaptın Özkan..
Ne halin varsa gör Tuncay Özkan!..

Mayıs 13th, 2008

İstanbul Bugün Yorgun..

KategoriÖss 2008'e Doğru!.. Yazan Mustafa Öztürk
Elektrik,Su,Yol,Harçlık..

istanbul

“İstanbul bugün yorgun, üzgün ve yaşlanmış
Biraz kilo almış
Ağlamış yine, rimelleri akıyor”

Üzülme İstanbul.. Üzülme..  Sil gözyaşlarını.. Umutsuzluk yok bizim hayallerimizde.. Bekle İstanbul.. Bekle.. Beraber aydınlatacağız bu boğazı, kara bulutları dağıtacağız.. Dayan İstanbul.. Çok az kaldı.. Dayan.. Sık dişini.. Şafak 200′lerle başladık.. 30′lara geldik.. Bırakmak olur mu burdan sonra beni?

Sesleri duyuyor musun İstanbul?
Çok az kaldı..

Mayıs 11th, 2008

Günün Kutlu Olsun Anneciğim.. .)

KategoriŞiirlerim, Sevgili Günlük Yazan Mustafa Öztürk
Elektrik,Su,Yol,Harçlık..

Annem.. Camım..
Seninle doydu karnım,
Seninle güldü ağlayan yanım.
İhtiyacım olduğuher anda yanımdasın..
Uykusuz her gecemde
Mışıl mışıl uykum oldun.
Ben hasta oldum,
Sen doktor oldun, ilaç oldun..
Hakkını nasıl öder bu oğlun?

Her şey için teşekkür eder, her şey için özür dilerim anne.. Senin günün kutlu olsun..

Ben, Oğlun, Hayırsızın..

Mayıs 8th, 2008

Murat Dinçer’e.. :)

KategoriSevgili Günlük Yazan Mustafa Öztürk
Elektrik,Su,Yol,Harçlık..

Çok muhterem, pek saygıdeğer, aşırı yakışıklı, süper karizmatik, hocaların hocası, şehrin bir ucundaki, evime tam zıt yönde olan Birey Dershaneleri‘ni 2. yılda tekrar seçmemin tek sebebi Hazreti Murat Hocam’a..

Bu hayatta tanıştığıma, öğrencisi olduğuma en mutlu olduğum öğretmenlerden biridir Murat Hocam.. Ben ki plajda güneşlenirken bile coğrafya çözecek kadar çok severim bu dersi, inanmayanlar şurdan bakabilir, Murat Hocam üstüne ilaç gibi geldi..

Sayesinde koca bir sene boyunca bütün sınıfın coğrafya’dan çözemediği sorularla ben ilgilendim.. :) Dershane hocalarından önce bana geliyorlardı.. Murat Hoca’nın öğrencisi olmayan öğrencilerin çözemediği coğrafya sorularının neredeyse tamamını çözdüm. Şimdi sıra üniversite sınavına geldi. Şimdiye kadar nasıl yanlış yapmadıysam üniversite sınavında da coğrafyadan yanlışım olmayacak, sayesinde.. :)

Her şey için çok teşekkürler hocam.. Umarım en yakın zamanda  Jeep’iniz ile beni evime bırakırsınız.. :)

Mayıs 4th, 2008

Fotoğraflarla Bursa Erkek Lisesi Öyküsü / Bursa Erkek Lisesi Fotoğrafları

KategoriFotoğraflarım, Sevgili Günlük Yazan Mustafa Öztürk
Elektrik,Su,Yol,Harçlık..

Resimlerin büyük hali için üzerlerine tıklayın..

Bursa Erkek Lisesine Giriş..


Tarihin Bekçisi..


Büyük Kahve Rengi Kapı Aralandı.. Büyü Başlıyor..


Sait Faik..

sait faik


Ve Diğerleri..


Dostluk..


Aşk..



Geçti Seneler Bir Solukta Birer Birer..

 

İnanmak istemezsin.. Kabul Edemezsin.. Çaresizsin..

Tarih Seni de Katıyor Kokusuna..


Son Nefesi Verir Gibi.. “Hoşça Kal Tarihin Bekçisi..”


Gitmez ki ayakların, kalbin içeride.. Sen Rahat Et Tarihin Bekçisi.. Biz Bekleriz Seni..

 

Son Değil.. Tarih Asla Bitmez!..

 

 

 

 

Mayıs 4th, 2008

Tarihin Bekçisi Bursa Erkek Lisesi..

KategoriŞiirlerim, Fotoğraflarım, Sevgili Günlük Yazan Mustafa Öztürk
Elektrik,Su,Yol,Harçlık..

 bursa erkek lisesi fotoğrafları


Uzaktan gördü önce hayatının geri kalanına yön verecek olan okulu.. Sanki daha önce hiç görmediği büyüklükte, devasa bir taş gibi duruyordu karşısında.. Biraz daha yaklaşınca ayakları titrer gibi oldu, tüyleri çelik dikenlere döndü, kalp atışları yankılanmaya başladı içinde tarihin bekçisi bu taş binayı yakından ilk kez gördüğünde..

Ayakları içeri sürüklüyordu, üstünden milyonlarca adım geçmiş, bin yıllık bir cami şadırvanının mermerleri gibi yontulmuş merdivenler O’nu çağırıyordu heyecanla.. Büyük, kahverengi kapıyı aralamasıyla başladı büyüsüne kapılmaya.. 125 yıllık tarihin kokusu kucakladı önce.. Sanki O’nun kokusunu da doyumsuz kokusuna katmak ister gibiydi tarih.. Yavaş yavaş bir parçası olmaya başladı bu tarihin..

Attığı her adımda ahşap yerlerden çıkan ses yankılandı büyük taş duvarlarda.. İçinden özür dilemek geldi, ya rahatsız olduysa tarih çıkardığı sesten? Usulca kapadı kapıyı, başka sınıflara gitti.. Bir tanesinde  hocası Nevres Bey’den ders dinliyordu Mustafa Kemal Atatürk, bir diğerinde bir şeyler karalıyordu Sait Faik her zamanki yaramaz çocuk gülümsemesiyle..

Derin bir nefes aldı. Ciğerlerini sonuna kadar tarihin kokusu ile doldurup gözlerini kapadı. Başrolünü kendisi oynadığı bir rüya göz kapaklarında oynamaya başladı..

Bir ara aralanır gibi oldu gözleri. Karanlıktan korkan ufak bir çocuk gibi kapadı gözlerini hızla, ama faydası yoktu.. Gördü ki geçmişti seneler bir solukta birer birer.. O an sığmaz oldu gözyaşları kapalı gözlerine.. Başladı göz kapakları aralanmaya, yaşlar süzülmeye.. Rüya bitiyordu, bunu asla kabul edemiyordu. İnanmak istemiyordu.. Ama elden ne gelir, çaresi yoktu..

Az sonra O’nu da tarihin kokusuna kattı, Tarihin Bekçisi; Bursa Erkek Lisesi…

Mayıs 3rd, 2008

Son Nefesi Verir Gibi.. “Hoşça Kal Tarihin Bekçisi Bursa Erkek Lisesi..”

KategoriSevgili Günlük Yazan Mustafa Öztürk
Elektrik,Su,Yol,Harçlık..

 bursa erkek lisesi fotoğrafları

Şöyle diyor Cem Karaca bir şarkısında:

bir çiviyi çakar gibi
vura vura günlere
dört nala gidiyoruz
bizi bekleyen yere

halimize şükran mı
isyan mı etmeli?
bütün ömür bir rüyaysa
uyanıp kalkmamalı mı?

işte geldik gidiyoruz
bilinmez bir diyara

Daha dün geldim sana Erkek Lisesi.. Karaca’nın dediği gibi bir çiviyi çakar gibi; zorla, savaşla, uğraşla 4 yılı doldurdum.. 4 Yıl’da “Ben”, “Sen” oldum Erkek Lisesi.. Karıştı kokum, üzerindeki tarihin 125 yıllık büyüleyici kokusuna..

Son günlerinin, son derslerinin, son dakikalarının, son zilinin bana neler yaşattığını, geçen her saniyenin sanki ömrümden geri saydığını biliyor musun Tarihin Bekçisi? Bendeki de soru, nerden bileceksin.. Sen hiç son zilini duymayacaksın ki.. 125 yıldır ayaktasın ve hep ayakta kalacaksın.. Ama ben?

Sana kaç gündür yalvarıyorum ben.. “Bitme Erkek Lisesi” diyorum.. Saçları kesecek, Pantalon akacaktım.. Senin için hayatımda ilk defa kurallara bile uyacaktım.. Neden bittin Erkek Lisesi?

Benden sonra gelenler bakabilecek mi sana benim gibi? Bir daha benim kadar sevecek mi birisi seni Erkek Lisesi? Kim senin soğuk taş duvarlarında ısınabilecek benden başka?

Boş kağıt vermedim mi ben sana, geçmeyeyim, kalayım diye bu sıralarda? Neden geçirdin beni Erkek Lisesi? Neden kalpsiz öğretmenlerin gibi olamadın? Neden sınıfta bırakmadın beni Erkek Lisesi..

Neden ağlattın Mavi Gözlü Dev’i bütün okulun önünde.. Neden sana karşı bu kadar çaresizim Erkek Lisesi.. Kabullenemiyorum seni bırakıp gitmeyi, beni göndermeni..

Veda cümlesi yazmak istemiyorum Tarihin Bekçisi.. Sana veda etmek istemiyorum.. Gitmiyor dilim o kelimelere ama yine sen kazanıyorsun Erkek Lisesi.. Yine çaresizce boyun eğiyorum sana..

Sana söz veriyorum Erkek Lisesi; senin gibi olacağım!.. Hiç yenilmeyeceğim Erkek Lisesi.. Büst’üm için en güzel yerini şimdiden ayırsan iyi edersin Bursa Erkek Lisesi.. Çünkü sana bile yenilmeyeceğim.. Sait Faik gibi.. Reşat Nuri gibi..

İşte geldim gidiyorum Erkek Lisesi..
Son nefesi verir gibi..
Hoşça kal Tarihin Bekçisi..

Mayıs 1st, 2008

Bölücüler!.. Ayak*ları Yönetenler!.. Bırakın Bayramlar Bayram Olsun!..

KategoriGündem Yazan Mustafa Öztürk
Elektrik,Su,Yol,Harçlık..

 

Nedir bu 1 Mayıs ya? Kime kızmalıyım? 1 Mayıs’ları fırsat bilip dükkanları taşlayan bölücülere mi? Yoksa 1 Mayıs’ı kutlanmasına izin vermeyen, işçilerden ayak* diye söz eden, bunca olaydan sonra bu kadarını tahmin etmemiştik gibi pişkin bir açıklama yapan yöneticilerden mi?

Haberiniz var mı acaba bu 1 Mayıs nedir? Bayramdır bayram.. İşçinin, emekçinin bayramıdır.. Sizin hiç Çocuk Bayramınız engellendi mi? Ramazan Bayramında biri çıkıp “Bugün el öpemezsiniz!” ya da “Sadece komşunun elini öpebilirsin! Babanın, Annenin, Dedenin elini öpemezsin!” dendi mi? İşçilere “Hayır, Taksim’e gidemezsin!” “Kutlayamazsın” demek de bunlarla aynı şeydir. Bayramlarını kutlama özgürlüklerinin kısıtlanmasıdır!

Bu örnekler size çok uç gelebilir ama bir işçi için İşçi Bayramı bunlar kadar önemli bir işçi için.. Onun bayramı çünkü.. 23 Nisan’daki çocuk kadar, 19 Mayıs’taki genç kadar, 1 Mayıs’taki işçinin de hakkıdır bayramını kutlamak..

Dünyadaki 1 Mayıs’lardan örnekler vereyim.

İşgal altındaki Irak’ta bile kutlandı bu bayram..

Fransa‘da, Cumhurbaşkanı Sarkozy, Cumhurbaşkanlığı Sarayı‘nda geleneksel olarak düzenlenen 1 Mayıs kutlamasına ev sahipliği yaptı.

Hırvatistan ve Slovenya başbakanları sınırda buluşarak “Sınır tanımayan sendikalar” yürüyüşüne katıldılar!

KKTC’de resmi tatil olan 1 Mayıs İşçi ve Bahar Bayramında mitingler “1 Mayıs Tertip Komitesi”  tarafından düzenlendi. Miting’te “birlik mücadele dayanışma” sloganları atıldı! Yavru vatanımızdaki yürüyüşlere Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, bazı bakan ve milletvekilleri de katıldı.

1 Mayıs’ları fırsat bilip ortaya çıkan bir kaç bölücü yüzünden neden milyonlarca işçi bayramını kutlayamıyor? Neden bir çok devletin en üst kademeleri bizzat yürüyüşlere katılırken bizde yerde yatan genç kızların kafasına tekmeleniyor polisler tarafından? Hiç bir alakası olmayan turistler neden joblanıyor? Sabahın 6’sında daha hiç bir eylemde bulunmayan işçilerin üzerine neden panzerlerle su sıkılıyor? Nasreddin Hoca’nınki gibi testiyi vermeden önce atılan tokat mı bu? Yoksa faşizmin ayak sesleri mi? Yok yok, yanlış söyledim.. Faşizmin job sesleri oluyor bu..

1 Mayıs’ın bayram olarak kutlanmasının sebebi nedir peki? Günde 15 saat çalışan kölelerin çalışma süresini 8 saate indirmek için verdikleri mücadelede ölen ,sayısını hatırlamıyorum ama çok fazla değildi, bir kaç arkadaşlarını anmak için kutlanmaya başlıyor. Bayramın kutlandığı yerlerde ülkelerin en büyük meydanları oluyor.. Paris’te, Moskova’da, Berlin’de, Brüksel’de,Washington’da her yerde.. Bizim İstanbul’da ise ya gidin bir çayıra ya da gidin bir çukura mantığıyla yerler veriliyor. Ve koskocaman başbakan olmuş bir insan çıkıp “İşçilerin neden Taksim’de bu kadar ısrar ettiklerini anlamadım” diyebiliyor.

Kanlı 1 Mayıs’tan haberiniz var mı sayın* başbakanım? Hani 500 bin emekçinin üzerine çevre otellerden 2000 küsür mermi yağdırıldı. 37 emekçi öldü.. Bir kaç bile değil, 37.. 30 yıl geçmesine rağmen 2000 merminin kimler tarafından sıkıldığı bulunamadı. Suçluları öğrenememeleri yetmiyormuş gibi ölen dostlarını öldükleri yerde anmak istemeleri de mi yasak?

1 Mayıs’ı bu hale getiren, bölücü örgütlerin propagandası için malzeme yapan teröristlere de, gözünü kan bürümüş polisleri sokaklara salıp devlet terörizminin nasıl olduğunu tüm dünyaya anlatan yöneticilere de lanet olsun!..

Bırakın bayramlarımız bayram olsun.. Ay sonu geldiğinde patrondan parasını alan, ister fabrikada çalışan olsun, ister doktor, ister öğretmen, ister öğrenci, ister mühendis olsun.. Yani bütün işçiler bayram gibi kutlasın bayramlarını..

Kıbrıs Meydanlarından yükselen ses hepimize örnek olsun..

“birlik mücadele dayanışma”

Nisan 28th, 2008

İbrahim Abi’de Son Tıraş.. Bitme Erkek Lisesi..

KategoriSevgili Günlük Yazan Mustafa Öztürk
Elektrik,Su,Yol,Harçlık..

berber ibrahim özokçu, bursa erkek lisesi, bursa erkek lisesi berberi

İşte yıllardır beklediğim zaman geldi.. Her Allah’ın günü çekilmekten öyle bir bıkmıştım ki her gün “Bitse de kurtulsak” derdim..

Bugün bitti.. Son sakal tıraşımı oldum bugün.. Okulumuzun en kıdemli üyesi, üyeden öte okulumuzun bir parçası olan berberimize son kez girdim bugün.. “İbrahim Abi..” dedim, “Köpürt güzelce.. Son bu.. Yokum bir daha..” dedim..

Bir de hatıra fotoğrafı çektirdik İbrahim Abim ile..

Artık sakal tıraşı olmak zorunda değilim.. Saçlarımın uzun olmasına kızamayacaksınız Salih Hocam.. Ve özür dilerim Nadir Hocam; okul pantalonu giyemeden kopuyorum Erkek Lisesi’nden.. Sene başında olsak da alsam kendime pantolon daha ilk uyardığınızda..

Yıllardır bu kurallırın biteceği günü bekliyordum sabırsızlıkla.. Bitiyor işte.. Bitiyor.. Ama ben istemiyorum.. Bitme Erkek Lisesi..

Söz veriyorum bir daha sakallarım uzun gelmeyeceğim sana.. Saçlarım her zaman Salih Hoca’nın istediği gibi olacak, yeni pantalon bile alırım hatta.. Yeter ki bitme Erkek Lisesi..

Nisan 25th, 2008

Hesap Sorulmaz mı Sanıyorsunuz?

KategoriGündem Yazan Mustafa Öztürk
Elektrik,Su,Yol,Harçlık..

    Dün 24 Nisan’dı.. Hani şu ermenilerin soylarını kırdığımızı iddia ettikleri tarihin bilmem   kaçıncı yılı..

İyi bakın bu fotoğraflara!!

sözde ermeni soykırımı

Görüyor musunuz Ay Yıldız ne halde? Çiğniyorlar bayrağımızı çiğniyorlar!! Binlerce kişi  eziyor  bayrağımızı..  O hilal  için binlerce güneş batırmadık mı biz? Nerdesiniz  şimdi güneşler? Neden ezdiriyorsunuz bu bayrağı neden? Namus değil mi o, şeref değil mi?

sözde ermeni soykırımı

Buna bakın bir de!! Yakıyorlar Ay Yıldızları.. Bir tarafta Türkiyem’in Ay Yıldızı bir tarafta Azerbaycanım’ın Ay Yıldızı.. Kimsiniz siz be!! Sorulmaz mı sanıyorsunuz bunun hesabı? Ödemeyecek misiniz tüm bunların bedelini? Amerika mı kurtaracak sizi Avrupa Birliği mi? Bayrak o.. Namus o.. Şeref o..

Uyumayın artık yeter! Sahip çıkın bayrağımıza! Kanı bozuk soysuz köpekler kafalarından uydurdukları hikayeyi kabul ettirdiler bütün dünyaya! Unutmayın bu fotoğrafları 10 dakika sonra.. Kazıyın beyninize, başkalarının beyinlerine.. Yemin edin hesabını sormaya.. Utandırmayın atalarımızı.. Utandırmayın..

  • Kapat
    E-posta ile paylaş

    eXTReMe Tracker